VASİYETİMDİR

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Elhamdülillâhi Rabbil Âlemîn. Vessalâtü vesselâmu alâ Rasulinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.

1-  Hangi şart ve durumda bulunursanız bulunan İslâm’ı yaşamaya ve tebliğ etmeye, bütün imkânlarınızı kullanarak gayret edin. Sakın dininizden taviz vermeyin.

2- Dünyanın geçici basit menfaatleri için, ahiretinizi harap etmeyin.

3- Şahsınızla ilgili hususlarda her zaman hoşgörülü, affedici olun, fakat dinimizin herhangi bir hükmü mevzu bahis olduğu zaman yapılması gereken ne ise mutlaka onu yapın. Bu hususta asla hoşgörülü davranmayın.

4- İslâmi hizmetlerde mutlaka yerinizi alın, bu hizmetleri aşk, şevk ve heyecanla, yalnızca Allah rızası için yapın. Biliniz ki Allah rızası için yapılmayan bir işte, konuşulan bir sözde asla hayır yoktur. Üstelik kişiyi vebal altında bırakır.

5- Allah yolunda hizmet ederken, birçok engel ve sıkıntılarla karşılaşacaksınız. Sakın ola ki bu sıkıntılar, bu engeller sizleri hizmetten alıkoymasın, yılgınlık, bıkkınlık, usangınlık vermesin.

6- Hizmetler sabır ister, sebat ister, azim ve gayret ister. Fedakârlık ister. Bizim inancımızda, asla ve asla ümitsizliğe yer yoktur. Müslüman en kötü şartta bile ümitvar olacaktır.

7- Hizmet ehli kişiler, hiç beklemedikleri kişilerden, hatta en yakınlarından bile birçok olumsuz davranışlarla karşılaşabilirler. Böyle bir durumda bile hizmet heyecanı kaybedilmemelidir. Her Müslüman, hele hele bir hizmet eri; sevdalı, sancılı ve heyecanlı olmalıdır.

8- İnsan hayatı zamandan ibarettir. Zaman ise büyük bir hazinedir. Sakın ola günah sermayesi yapmayın.

9- Her insanın beşeriyet icabı iyi ve kötü yönleri bulunabilir. Bizler her zaman iyi yönlerine bakalım. Kötü işleri başkalarına zarar vermediği müddetçe onları ifşa etmeyelim. Ancak kendilerine de gizli gizli nasihat etmeyi ihmal etmeyelim.

10- Dünyada ne aldanan, ne de aldatan olalım. Hele hele asla aldatanlardan olmayalım. Ahiret işlerinde ise asla nefsimizin, şeytanın ve kötü çevrenin yanıltıcı, saptırıcı söz ve işlerine aldanmayalım.

11- Amelin az da olsa devamlı olanı makbuldür. Onun için hizmetlerimizde kulluk vazifelerimizde devamlılığa ve sürekliliğe özen gösterelim.

12- Beşeri münasebetlerde İslâm’ın ön gördüğü esaslara azami şekilde dikkat edelim.

13- Akrabalık bağlarını asla kesmeyelim. Karşı taraf kesse bile biz kesmemek için elimizden gelen fedakârlığı yapalım.

14- Nesillerimizde ilim ehli, Kur’an ehli asla eksik olmasın. Evlerimizi bir mektep haline getirmeye gayret edelim. Ailemizin her ferdi asgaride farzı ayn olan ilimleri muhakkak öğrenmelidir.

15- İslâm yaşantımızdan bir parça değildir. O hayatımızın her safha ve sahasında hükümdar olan bir nizamdır. Ona göre hareket edelim. İslâmı bütünüyle, hayatımızın bütününde yaşamaya gayret edelim.

16- Dünya aldatıcı bir süstür. Bir duvaktır. O duvağın arka planını görenler, ona asla rağbet etmemişlerdir. O bakımdan dünyamız için dostlarımızla, akrabalarımızla, Müslümanlarla olan ilişkilerimizi asla zaafa uğratmayalım.

17- Toplumda örnek insanlara, örnek ailelere, örnek cemaatlere ihtiyaç vardır. Sadece öğrenen ve öğreten değil, amel eden ve her yönü ile örnek olan kişi, aile ve cemaatlerden olmaya çalışalım.

18- Bir Müslümanın iman, ilim, amel ve hizmetlerinin meyvesi güzel ahlaktır. Güzel ahlak demek, Kur’ani ve Muhammedi ahlak demektir. Bu ahlakla ahlaklanmayanlar, meyvesiz ağaca benzerler. Onun için hem kendimizi, hem de nesillerimizi Kur’anî ve Nebevi ahlâkla ahlâklandırmaya çalışalım.

19- Kibir, ucub, haset, kin, yalan ve iftira, cimrilik, acelecilik, hırs, içten pazarlıklı olmak, azgın şeytanların ahlakındandır. Bu gibi kötü ahlaklardan şiddetle sakınalım.

20- Gerek şahsi işlerinizde ve gerekse İslâmi hizmetlerde muvaffak mı olmak istiyorsunuz? Öyleyse:

Önemseyecek,

Benimseyecek,

Planlayacak,

         Fedakârane çalışacaksınız.

Bu hususlara dikkat edilerek yapılacak hizmetlerde, hayırlı neticeler alınır, hizmetler bereketlenir. Hizmetin küçüğü, büyüğü olmaz. Hizmetlerde Allah rızası gözetildiği takdirde küçücük bir hizmetten çok büyük sevap alınır. Allah indinde makbul bir amel olur.

16. 06. 2004 – Zeki SOYAK